Türkiye ile İngiltere arasında savunma iş birliğinde yeni bir dönem başlıyor. Türkiye’nin Eurofighter Typhoon savaş uçaklarını tedarik etmesi için gerekli çerçeveyi oluşturan ön anlaşma, İstanbul’da düzenlenen IDEF 2025 fuarı kapsamında imzalandı. Bu mutabakat zaptı, Türkiye’nin 40 adede kadar Typhoon savaş uçağı satın almasının önünü açarken, iki ülke arasında hem sanayi temelli hem de NATO odaklı stratejik bağları daha da güçlendiriyor.

Eurofighter Mutabakatı Resmileşti: Türkiye 40 Uçak Alımı İçin Süreci Başlattı
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ile İngiltere Savunma Bakanı John Healey, 24 Temmuz 2025 tarihinde İstanbul TÜYAP’ta düzenlenen imza töreniyle, Türkiye’nin Eurofighter programına katılımını başlatan tam kapsamlı mutabakat zaptını imzaladı.
Anlaşmayla birlikte, Türkiye’nin Eurofighter Typhoon savaş uçaklarının resmi kullanıcısı olması süreci resmen başlatıldı. Bu gelişme, Türkiye’nin envanterine 40 adede kadar Typhoon katmasının teknik ve siyasi zeminini hazırlıyor. Satın alımın toplam değerinin milyarlarca dolar seviyesinde olması bekleniyor.
İngiltere’den Açıklama: “Bu NATO’nun Kolektif Savunması İçin Büyük Bir Adım”
İngiltere Savunma Bakanı John Healey, anlaşmanın ardından yaptığı açıklamada şu değerlendirmeyi yaptı:
“Bu mutabakat, Türkiye’nin Typhoon savaş uçaklarını satın alması yönünde büyük bir adım. Aynı zamanda NATO’nun kolektif savunmasını ve İngiltere ile Türkiye’nin savunma sanayi temellerini güçlendiriyor.”
Healey, ayrıca İngiltere’nin satılan her Eurofighter uçağının yaklaşık %37’sini üretmesini öngördüklerini belirtti.
Almanya’dan Onay Sinyali: Engeller Aşılabilir
Eurofighter konsorsiyumunda yer alan ülkelerden biri olan Almanya, daha önce Türkiye’nin dış politikasına yönelik çekinceleri nedeniyle ihracat lisansı onayını geciktirmişti. Ancak Reuters ve Dow Jones kaynaklı haberlere göre, yeni Alman hükümeti anlaşmayı desteklemeye daha açık. Konuya yakın kaynaklar, Berlin’in bu süreci “öncekiye göre daha yapıcı” bir zeminde ele aldığını belirtiyor.
Bu da, anlaşmanın hayata geçmesi önündeki en önemli engelin kalkmak üzere olduğuna işaret ediyor.
Türkiye’nin Eurofighter Kararı: Stratejik ve Takvime Duyarlı
Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, Türkiye’nin Eurofighter ilgisinin sadece teknik değil, stratejik bir tercih olduğunu şu sözlerle ifade etti:
“Ülkemizin Eurofighter Typhoon kullanıcısı olarak kabul edilmesini, dostluk bağlarımızı daha da güçlendirecek bir adım olarak görüyoruz. Bu, hem NATO’nun hava gücünü artıracak hem de Türk savunma sanayii için yeni bir dönemi başlatacaktır.”
Güler ayrıca, bu gelişmenin Türkiye’nin muharip hava gücünde geçici bir boşluğu dolduracağını, aynı zamanda Milli Muharip Uçak (KAAN) projesine zaman kazandıracağını belirtti.
Eurofighter Typhoon Nedir? Türkiye Ne Kazanacak?
Eurofighter Typhoon, Almanya, İngiltere, İtalya ve İspanya’nın ortak üretimi olan 4.5 nesil çok rollü savaş uçağıdır. Türkiye için bu uçaklar:
- Yüksek manevra kabiliyeti ve gelişmiş radar sistemleri sunacak
- NATO kuvvetleriyle tam entegrasyon sağlayacak
- Yerli mühimmat ve yazılımlarla özelleştirilebilir olacak
- MMU KAAN devreye girene kadar geçici değil, tamamlayıcı hava gücü rolü üstlenecek
📌 Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
Türkiye Eurofighter Typhoon’u ne zaman teslim alacak?
Anlaşmanın teknik ayrıntıları henüz netleşmedi. Müzakereler devam ederken üretim ve teslimat süreci birkaç yılı bulabilir.
Kaç uçak alınacak?
Ön anlaşmada 40 adede kadar Eurofighter Typhoon için çerçeve çizildi. Nihai sayı, bütçe ve operasyonel ihtiyaca göre şekillenecek.
Türkiye bu uçaklara neden ihtiyaç duyuyor?
F-35 programından çıkarıldıktan sonra oluşan muharip uçak açığını kapatmak, KAAN projesine zaman kazandırmak ve NATO uyumluluğunu artırmak için.
Almanya’nın tutumu ne olacak?
Yeni Alman hükümetinin daha yapıcı bir tavır sergilediği belirtiliyor. İhracat lisans sürecinde Almanya’nın onayı kritik önemde.
🖋️ Editörün Yorumu
Türkiye’nin Eurofighter mutabakatı, çok boyutlu bir stratejik hamledir. Bir yandan kısa-orta vadeli hava gücü ihtiyacına çözüm getirirken, diğer yandan Batılı müttefiklerle bozulan dengeyi yeniden kurma girişimidir.
Bu süreç aynı zamanda, Türkiye’nin savunma sanayii diplomasisini nasıl araçsallaştırdığını da gösteriyor. Almanya’nın onayı hâlâ belirleyici olsa da, İngiltere’nin kararlı desteği ve Türkiye’nin NATO içindeki jeopolitik konumu, bu iş birliğini kısa sürede somut sonuçlara taşıyabilir.
Ayrıca, İngiltere’nin %37 üretim payı Türkiye için kritik bir fırsat anlamına geliyor: Yerli sanayi ile bu süreçte teknoloji paylaşımı yapılabilecek her başlık, Türkiye’nin havacılık ekosistemini doğrudan güçlendirecektir.




